ABD ve İran Cenevre’de Yeniden Masada
ABD ile İran, İsviçre’nin Cenevre kentinde nükleer dosya başta olmak üzere uzun süredir devam eden gerilimi ele almak üzere ikinci tur müzakerelere başlıyor. Görüşmeler öncesinde diplomatik temas trafiği hız kazanırken, tarafların pozisyonlarını netleştirdiği mesajlar dikkat çekti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, İran devlet medyasına göre pazartesi günü Rafael Mariano Grossi ile bir araya geldi. Görüşmede Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ile teknik iş birliği başlıkları ve Cenevre’deki temaslarda sunulacak öneriler değerlendirildi. Araghchi’nin, salı günü ABD tarafıyla yapılacak dolaylı görüşmeler öncesi diplomatik çerçeveyi netleştirdiği belirtiliyor.
ABD heyetine ise Başkan Donald Trump’a yakın isimlerin liderlik etmesi bekleniyor. Özel Temsilci Steve Witkoff ile birlikte Trump’ın damadı Jared Kushner’ın da görüşmelere katılabileceği ifade ediliyor.
Washington’dan “Temkinli İyimserlik” Mesajı
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, tarafların yıllardır süren düşmanlık ve karşılıklı güvensizliği aşmasının zor olduğunu kabul ederken, yine de bir anlaşma ihtimaline kapıyı açık bıraktı. Rubio, İran’daki karar alma mekanizmasının ideolojik dinamikler taşıdığına işaret ederek sürecin kolay olmayacağını vurguladı ancak diplomatik çözüm ihtimaline dair umutlu olduğunu söyledi.
Buna karşın Başkan Trump, İran’ın nükleer programını sınırlandıran bir mutabakatı kabul etmemesi halinde askeri seçeneğin gündeme gelebileceğini belirtti. Washington’un söylemi, diplomasi ile baskı stratejisinin eş zamanlı yürütüldüğünü gösteriyor.
Hürmüz Boğazı’nda Tatbikat: Askeri Mesaj mı?
İran cephesinde ise müzakere öncesi askeri hareketlilik dikkat çekti. Yarı resmi Tasnim Ajansı’na göre Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı çevresinde kapsamlı bir tatbikat gerçekleştirdi. Tatbikatın, stratejik su yolunun “akıllı kontrolü” ve olası tehditlere hızlı müdahale kapasitesine odaklandığı aktarıldı.
Enerji arz güvenliği açısından kritik önemdeki Hürmüz Boğazı’ndaki bu adım, diplomatik süreçle paralel bir güç gösterisi olarak değerlendiriliyor.
Kritik Başlık: Uranyum Zenginleştirme
Bloomberg Economics’in Cenevre merkezli Orta Doğu jeoekonomi uzmanı Dina Esfandiary, görüşmelerde en hassas konunun uranyum zenginleştirme kapasitesi olacağını belirtiyor.
Uzmanlara göre temel soru şu:
İran’ın sınırlı da olsa yerli zenginleştirme faaliyetlerini sürdürmesine izin verilecek mi?
ABD tarafının bu konuda net bir çerçeve ortaya koymadığı belirtilirken, İran ise zenginleştirme hakkının tamamen kaldırılmasını kabul etmeyeceğini vurguluyor. Tahran yönetimi, olası bir anlaşmanın ancak bu kapasitenin tamamen ortadan kaldırılmaması halinde mümkün olacağını savunuyor.
Öte yandan, geçtiğimiz yıl yaşanan çatışmaların ardından İran’ın nükleer altyapısının kısmen zarar gördüğü ve zenginleştirme faaliyetlerinin şu aşamada askıya alındığı ifade ediliyor. İranlı yetkililerin bu askı süresini geçici olarak uzatmayı teklif edebileceği konuşuluyor. Bu da taraflar arasında “geçiş formülü” oluşturabilecek bir alan yaratabilir.
Piyasa Etkisi ve Jeopolitik Risk
Müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması halinde ABD’nin askeri seçenekleri masaya koyabileceği ve bunun Orta Doğu’da daha geniş çaplı bir gerilimi tetikleyebileceği değerlendiriliyor. Bu senaryo:
- Petrol fiyatlarında sert oynaklık
- Güvenli liman varlıklara yönelim
- Küresel risk iştahında azalma
gibi sonuçlar doğurabilir.
Diplomatik ilerleme ise enerji piyasalarında nispi rahatlama ve bölgesel tansiyonda düşüş anlamına gelebilir.

